Kısa cevap: Kullanılmış kahve makinesi alırken üç şeye bakılır: cihazın kireç ve conta durumu, yedek parçaya erişim ve satıcının kullanım geçmişini anlatış biçimi. Isıtıcı bloğu sağlam, contaları değiştirilebilir ve filtre sepeti standart ölçüde olan bir makine, yaşına rağmen yıllarca çalışır. Buna karşılık kireçlenmiş bir kazan, tedarik edilemeyen bir pompa ya da özel ölçüde bir portafiltre, ucuz görünen cihazı kısa sürede pahalıya çevirir.
İkinci el pazarında en çok karşılaşılan cihazlar espresso makineleri, filtre kahve makineleri ve otomatik öğütücülerdir. Ancak alışverişe çıkmadan önce hangi demleme yöntemini sevdiğinizi netleştirmek gerekir. French press, moka pot veya Aeropress kullanan biri için pahalı bir espresso makinesi, ne kadar uygun fiyata alınırsa alınsın gereksiz bir yatırımdır; bu yöntemler zaten mekanik olarak basit ve ucuz ekipmanlarla çalışır.
Espresso makinesi türleri arasındaki farkları biliyorsanız ikinci el listelerini okumak da kolaylaşır. Manuel kollu makineler, yarı otomatikler ve tam otomatik cihazlar tamamen farklı risk profillerine sahiptir. Genel kural şudur: cihazda ne kadar çok elektronik ve hareketli parça varsa, kullanılmış alımda risk o kadar yükselir.
Mümkünse cihazı çalışır halde görün. Fotoğraf üzerinden yapılan alışverişte en sık gizlenen sorunlar kireç ve sızıntıdır.
Kullanılmış cihazın gerçek değeri, bozulduğunda tamir edilip edilemeyeceğinde saklıdır. Yaygın satılan, uzun yıllardır üretilen modellerde conta, portafiltre, ısıtıcı ve pompa bulmak kolaydır. Piyasadan çekilmiş, az sayıda satılmış ya da ithalatı bırakılmış modellerde en küçük arıza cihazı kullanılmaz hale getirir.
Satın almadan önce modelin adını arayıp yedek parça satan yer var mı diye bakmak beş dakika sürer ve çoğu zaman alım kararını tek başına belirler.
İkinci el fiyatını sıfır fiyatının yüzdesi olarak düşünmek işe yarar. Aşağıdaki tablo bir yaklaşım sunar; kesin kural değil, pazarlık için zihinsel bir çerçevedir.
| Cihaz durumu | Makul aralık (sıfıra göre) | Dikkat |
|---|---|---|
| Az kullanılmış, kutulu, faturalı | %65–80 | Garanti devri var mı sorun |
| Düzenli bakımlı, 2–4 yıllık | %40–60 | Kireç çözme geçmişini sorun |
| Eski ama sağlam, bakımsız | %25–40 | Conta ve kireç maliyetini fiyattan düşün |
| Arızalı, "parça değişirse çalışır" | %10–20 | Tamir edecek biriniz yoksa almayın |
Fiyat hesabına bakım kalemlerini de ekleyin: conta seti, kireç çözücü, gerekirse duş filtresi. Espresso tarafında ayrıca kaliteli bir öğütücü ihtiyacı vardır. Öğütme boyutunun demlemeye etkisi düşünüldüğünde, iyi bir makineyle kötü bir öğütücünün birleşimi genellikle hayal kırıklığı yaratır. Bütçeniz sınırlıysa ikinci el makine + iyi öğütücü kombinasyonu, sıfır makine + zayıf öğütücüden daha iyi sonuç verir.
Su sorusu önemsiz görünür ama değildir. Sert su ile yıllarca çalışmış bir cihazın iç yüzeyleri, aynı yaştaki filtre su kullanılmış bir cihazdan çok daha kötü durumdadır. Su sıcaklığı ve su kalitesi demlemenin temel değişkenleri olduğu gibi, cihazın ömrünü de doğrudan belirler.
Süt sistemi olan tam otomatik cihazlarda içerideki hortumlar ve valfler temizlenmemişse hijyen sorunu ciddidir; bu grupta ikinci elden kaçınmak mantıklıdır. Aynı şekilde çok ucuz, tek kullanımlık niteliğindeki filtre kahve makinelerini kullanılmış almanın ekonomik anlamı yoktur.
Yeni başlıyorsanız ve hangi tarzı seveceğinizi b